van gogh

van gogh

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Sahici bir sanatın simyacısı – Erotik mitoloji

Sahici bir sanatın simyacısı –  Erotik mitoloji

Sahici bir sanatın simyacısı

Türkiye’deki ilk Botero sergisine, Rudy Chiappini’nin kaleme aldığı bir katalog eşlik ediyor.
Yalnızca Kent ve Köpekler, Mayta’nın Öyküsü, And Dağları’nda Terör, Teke Şenliği gibi toplumsal/siyasal romanların değil, Üveyanneye Övgü ve Don Rigoberto’nun Not Defterleri gibi erotik yanı ağır basan yapıtların da yazarı Mario Vargas Llosa, sanat ve edebiyat üstüne denemelerini içeren Making Waves adlı kitabının bir bölümünü de Fernando Botero’ya ayırmıştır. Perulu yazar ile Kolombiyalı ressam ne de olsa hemşeri sayılırlar. Kuşkusuz, tüm Güney Amerika toplumlarının kendine özgü pek çok özelliği vardır; ama, belki Brezilya’yı bir yana bırakırsak, Latin Amerika pek çok özelliğiyle de tümden kendine özgü bir ‘ülke’ değil midir?

Güzel ve şişman

Vargas Llosa, Botero üstüne denemesine, güzellik kavramının göreliliğini örnekleyerek girer:

‘Binbir Gece Masalları’ndaki öykülerden birinde, Harun Reşid’in haremindeki güzellerden en çekicisinin, etli butlu bir genç kadın olduğu anlatılır; kadın o kadar şişmandır ki, sürekli uzanıp yatması gerekmekte, ayağa kalktığı zaman dengesini yitirip yere yıkılmaktadır’ Güzelliğin zayıflıkla özdeşleştirilmesi, Batılı ve modern bir yaklaşım, olasılıkla Anglosakson, ama kesinlikle Protestan bir önyargıdır. Zayıflık, antik toplumlarda, ilkel kültürlerde, Katolik dünyasının kırsal toplumlarında açlık ve hastalıkla ilintilendirildiği için tiksinti ve korku uyandırır. Grek-Roma geleneğince oluşturulan, insan formunun uyumuna dayalı güzellik ölçütleri, tombul figürleri dışlamıyordu; dahası, tombul form, tarihin pek çok döneminde ağır basmıştı. Bugün bile, kırsal İspanya’da, ‘hermoso’ (güzel) sözcüğü, insan için kullanıldığında, ‘şişman’ anlamına gelir”

Erotik mitoloji

Hiç kuşku yok ki, Vargas Llosa’nın, Botero denemesinin kapısını, ‘şişmanlık/zayıflık’ karşıtlığından açması boşuna değildir. Botero’yu Botero yapan figürlerin, karakterlerin izleyiciyi ilk bakışta çarpan özelliği, o tuhaf şişmanlıkları, tombullukları, irilikleri olduğuna göre’

Botero’nun çocukluk çağında, güzelliği tombullukla bir tutan gelenek Latin Amerika’da olanca canlılığıyla sürüyordu. Dergilerde yayımlanan resimlerde, meyhanelerde yapılan müstehcen şakalarda, modada, şarkılarda, popüler edebiyatta rastlanan ‘erotik mitoloji’nin durmadan beslediği bir gelenekti bu. Bolerolar söyleyen, göğüsleri ve kalçalarını şeytanca bir kabasabalıkla ortaya çıkaran daracık giysiler içindeki kabarık saçlı artistlerin okkalı formları, ilkgençliğini yaşayan erkek çocukların ilk arzularını uyandırıyordu.

İlkgençlik arzuları

Vargas Llosa, tüm bunların, çocuk Botero’nun altbilincinin derinliklerine yerleşmiş olduğu kanısındadır: yıllar sonra kılı kırk yararcasına inceleyeceği 15. yüzyıl İtalya’sının Bakire Meryem’leri ve Madonna’larıyla tuhaf bir biçimde hemhal olarak, resimlerinde beliren ‘devasa’ figürlerin ilk kaynaklarını oluşturacaklardır. İşte, Vargas Llosa’ya bakılırsa, Botero’nun sanatında ne varsa bu simya işleminden gelir: ‘İtalya’da derinliğine incelediği Batı’nın estetik geleneği, çocukluğunun taşralı, coşkun, canlı Latin Amerika’sıyla bir potada erir”

Geçen mayısın başlarında Pera Müzesi’nde açılan ‘Botero’ sergisi, çağımızın bu tümüyle kendine özgü sanatçısının, bugüne kadar kitaplarda, dergi sayfalarında görebildiğimiz o ünlü figürlerini capcanlı gözlerimizin önüne serdi. (Sergi 18 Temmuz’a kadar açık, hâlâ görülebilir.)

İncelikli ve ironik

Sergiye eşlik eden katalog ise, sanat tarihçisi Rudy Chiappini’nin ‘İncelikli ve İronik Yeni Bir Klasisizm’ başlıklı incelemesinin yanı sıra, sergiyi oluşturan Ölüdoğa, Uyarlamalar, Latin Amerika Yaşamı, Latin Amerika Halkı, Boğa Güreşi, Sirk gibi bölümlerde sunulan resimlere getirdiği açıklamalar ve yorumlarla, hem de Türkiye’deki ilk Botero sergisini daha içeriden okumamızı sağlıyor, hem de serginin ileride de yararlanabileceğimiz bir belgesini bırakıyor bize.

Chiappini de, her şeyden önce, Botero’nun sanatının, Latin Amerikalı kökleri ile Avrupa sanatının teknik bir ustalıkla iç içe geçtiği bir ‘simya işlemi’nin ürünü olduğu kanısında:

” Botero, kendi köklerine, bir kültürün geleneklerine ihanet etmemeyi ve yerel kişilerin yaşam ve tavırları ile biçime ilişkin geleneksel olmayan bir imgeyi birleştirmeyi başarır. (‘) Bununla birlikte, ülkesiyle vazgeçilmez ilişkisi (‘) Botero’yu etnik kimliği, folkloru temel alan bir sanatçı haline getirmez; bir geçişin, bir derin düşünmenin, yaratabilme ve Latin Amerika mizacına derinden bağlı, bağımsız ve sahici bir sanata can verebilme bilincine ulaşmanın zorunlu temelini oluşturur’

Hacmin vurgulanması

‘Botero’nun sanatı, köklerine bağlıdır, ama aynı zamanda sanatçının başka duyarlıklara ve başka dillere ilişkin bilgisinden, onlarla karşılaşmasından beslenir; sanatçının 14. ve 15. yüzyıl İtalyan sanatı yapıtlarıyla -Giotto’yla, Masaccio’yla, özellikle de Piero della Francesca’nın freskleriyle- karşılaşmasının büyüleyici etkisini yansıtır. Bu yapıtlar, Botero’nun ‘mekânı düzenleme, biçimsel duruluk ve renk uyumu gibi klasisizmin büyük bir dinginlik duygusu veren özünü’ görmesini sağlar. Botero hem bu yapıtlar, hem Rönesans dönemi İtalyan resmi üzerine Bernard Berenson’un görüşlerinin aydınlatıcı etkisiyle, duyusal değerleri yapıta aktarmanın önemini kavrar ve bu, ondaki bir kanıyı pekiştirir: yapıtlarındaki kişi ve nesnelerin hacmini vurgulama…’

Yaşamın dönüştürülmesi

Vargas Llosa’nın başlangıçta değindiğimiz denemesine dönersek, Perulu yazar, Botero’nun sanatının giderek koca bir dünyaya dönüşecek bir oda olarak görür: görkemli, olağandışı, neşeli, sevecen, masum, tensel, nostaljiyle tetiklenen bilgi ve aklın, durmadan belleğin derinliklerine dalarak, yaşamı yeniden üretirmişçesine elden geçirdiği bir oda! Vargas Llosa’ya göre, Botero’nun yapıtlarında şişmanlık, yaşamın kendisinden çok, yaşamı dönüştürmenin bir yoludur, resimlerinde, baskılarında ve heykellerinde yeniden yaratılan gerçekliğe şişmanlığı aşan bazı kişisel ve benzersiz özellikleri dayatmanın bir yoludur.

Chiappini de, sergi kataloğundaki incelemesinde, ‘şişmanlık’tan çok, ‘deformasyon’ ve ‘hacim’ kavramları üstünde duruyor ve Botero’nun şu sözlerini aktarıyor: ‘Benim yapıtım, bütün yaşamım boyunca sürdürdüğüm bir girişimdir, çünkü hacim en başından beri içimde taşıdığım bir düşüncedir”

Chiappini’ye göre, Botero’daki deformasyon, olasılık dışı olana, tutarlılık ve mantığı aşmaya özgü deformasyondur: ‘Kişiler ve nesneler, yapısal bir dönüşüme uğrarlar; aynı zamanda, görünürdeki apaçıklıkları içinde norm dışı durumların kahramanları haline gelirler. Dolayısıyla, sıra dışı ve beklenmedik olan şeylerin, Botero’nun yapıtlarının karakteristik öğesi ve ek değeri olduğu ortaya çıkar”

Sanat sergilerinin katalogları iş olsun diye yayımlanmaz. Sergideki yapıtlara düşünsel bir eşlik sağlarlar ve belirli tarihler arasında kurulup dağılan sergiyi geleceğe taşırlar. Botero’nun Türkiye’deki ilk sergisinin kitabı da, hem sanatçının yapıtlarını yüzeyde görünenin ötesindeki değerleriyle ‘okumamızı’ olanaklı kılıyor, hem de Botero kaynakçasına bir tuğla daha ekliyor.

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Diego Rivera Resimleri – Diego Rivera Tabloları

Diego Rivera Resimleri – Diego Rivera Tabloları


Diego Rivera Resimleri – Diego Rivera Tabloları


Diego Rivera Resimleri – Diego Rivera Tabloları







20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Diego Rivera Kimdir – Diego Rivera Hakkında

Diego Rivera Kimdir – Diego Rivera Hakkında

Diego Rivera (d. 8 Aralık 1886 – ö. 24 Kasım 1957) özellikle duvar resimleriyle ünlü Meksikalı ressam. Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun kocası.


Rivera, ana tarafından Katolik Kilisesi’nden dönme yahudi,[1][2] baba tarafındansa İspanyol kökenlidir. Mexico City’deki San Carlos Academy’sinde eğitim görmüştür. Latin Amerika’da ve ABD’de fresk sanatını yeniden canlandırdı. Duvar resmi yapmaya genç yaşta başlayan Rivera, Meksiko’da San Carlos Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisiyken bir öğrenci eylemine katıldığı için okuldan atıldı. Öğrenimini sürdürmek için İspanya’ya giden Rivera, daha sonra Paris’e yerleşti. Orada Pablo Picasso ve Amedeo Modigliani gibi sanatçılarla dost oldu. 1920′de Rönesans dönemi fresklerini incelemek üzere İtalya’ya geziye çıktı.İtalya’da gördüklerinden çok etkilenen Rivera, ülkesinde uygulamak için taslaklarını çizdi.
Diego Rivera Resimleri – Diego Rivera Tabloları



1921′de Reform yanlısı Alvero Obregon’un devlet başkanı seçilmesi üzerine Meksika’ya döndü. Yakın geçmişteki Meksika Devrimi’nin umutlarını ve eylemlerini dile getiren siyasi ve toplumsal içerikli bir dizi duvar resmi yaptı. ABD’de Detroit’te Detroit Sanat Enstitüsü ve New York kentindeki Rockefeller Merkezi için de duvar resimleri yapan Rivera’nın resimleri o günlerde siyasi içeriklerinden dolayı yoğun tartışmalarla karşılaştı. Fresklerin çarpıcı renkleri, cesur, yalın ve anıtsal üslubu ABD’de ve Latin Amerika’da fresk sanatının yeniden canlanmasına yol açtı.

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Parmak ucundaki ‘Uyuyan Güzel’

Parmak ucundaki ‘Uyuyan Güzel’

Kötü kalpli büyücünün 100 yıl uyuttuğu prensesin öyküsünü anlatan ünlü çocuk masalı ”Uyuyan Güzel”in kahramanları, parmak ucunda seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Grimm Kardeşler’ın masalının Çaykovski’nin büyülü notalarıyla süslendiği eserin prömiyeri, 17 Aralık’ta gerçekleştirilecek.


‘Uyuyan Güzel’





Hareket Sanatları Bale, dans türleri, Halk dansları, pandomim

‘Uyuyan Güzel’



Uyuyan Güzel


20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Perspektif – Perspektif Fotoğraf Panosu Çalışması

Perspektif – Perspektif Fotoğraf Panosu Çalışması

Öncelikle Photoshop’ta 900×700 ebatında boş bir sayfa açıyorum. Bu çalışmada kullanmak istediğim resimleri sahneye aynı boyutlarda ve orantılı aralıklarla yerleştiriyorum. Bu düzenleme esnasında üst kısımdaki Align (Hizalama) panelini kullanabilirsiniz.


Layers panelinden bütün layerleri seçerek sağ tıklayıp Merge Layers diyorum. Bu işlem ayrı ayrı olan bütün layer’ları tek bir layer haline getirecektir.



Daha sonra layer seçili iken Edit > Transform > Warp seçiyoruz.

Resmin orta kısımlarında beliren noktaları içeri doğru çekiyoruz, üstten ve alttan aynı işlemleri yapıyoruz. Warp özelliği resimlerinizi boyutlandırırken orantılı olarak birden fazla köşeyi kullanarak boyutlandırmanızı sağlar.




Biraz daha düzenlemeler yapabilirsiniz. Eğer mümkün olursa bir daireyi referans alarak yaparsanız daha gerçekçi bir sonuca ulaşabilirsiniz.

Farklı unsurlar da ekleyerek çalışmanızı zenginleştirebilirsiniz. Çok aşırı bir gerçekçiliği olmasa da en basit haliyle bu şekilde bir çalışma ortaya çıktı. En azından mantığını anlamanıza yardımcı olacağını düşünüyorum.


Kolay gelsin

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Perspektif Fotografçılık – Perspektif mucizesi kareler

Perspektif Fotografçılık – Perspektif mucizesi kareler

Avuç içine Eiffel Kulesi’ni alan adam, düşmesin diye Pisa Kelesi’ni tutan bir el ya da bulutları yiyen dev adam. Perspektif fotoğrafçılığının sınırlarını zorlayan kareler… Hiçbir teknik hile olmadan yakalanan bu anlar için bir fotoğraf makinesi ve iyi bir hayal gücü yeterli.


Perspektif mucizesi kareler

Perspektif Fotografçılık

Perspektif – Perspektif Fotoğraf Panosu Çalışması


20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Salvador Dali Araf

Salvador Dali Araf

Salvador Dali Resimleri, Salvador Dali Posters

Salvador Dali İstanbul’da

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde, Rene Magritte, Andy Warhol gibi dünyaca ünlü sanatçıları koleksiyonunda barındıran InArtis ile Kült işbirliğinde gerçekleştirilen Salvador Dali Sergisi’nde 121 eser yer alıyor. Tophane-i Amire’de gerçekleştirilecek etkinlik 26 Şubat 2012 tarihinde sona erecek.

Yerçekimine karşı : Salvador Dali’nin tablolarında yarattığı gerçeküstü akım

Araf



Araf

Salvador Dali Resimleri
Salvador Dali Tabloları

Salvador Dali Resimleri, Salvador Dali Posters

Araf

Yerçekimine karşı : Salvador Dali’nin tablolarında yarattığı gerçeküstü akım

Araf

Salvador Dali Resimleri, Salvador Dali Posters

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Salvador Dali Cehennem

Salvador Dali Cehennem

Cehennem

Salvador Dali Cehennem


Cehennem

Cehennem

Cehennem

Cehennem

Cehennem Resimleri

Cehennem Resmi

Cehennem

Cehennemi anlatan resimler

Cehennem

Cehennem nasıl bir yer

Cehennem zebanileri

Cehennemde insan

Salvador Dali Cehennem

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Salvador Dali Cennet

Salvador Dali Cennet

Cennet

Salvador Dali Cennet


Cennet

Cennet Resimleri

Cennet

Cennet

Cennet Resimlerinde bir karamsarlık var bence
Salvador Dali’nin cennet tasviri içimi kararttı.. devamı tabloları ne merak ediyorum

Cennet

Cennet

Cennet

Yaşamın ve dünyamızın kıymetini bilelim

Cennet

Cennet

Salvador Dali Cennet

20 Ocak 2012
Okunma
bosluk
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
 Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam

Etiketler